HABERLER

Capital Dergisi Ocak 2017 Sustainable Business Eki Söyleşi:

Eksim Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Tedarik Zinciri Başkanı Ebubekir Tivnikli
“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KURULU OLUŞTURUYORUZ”


1986 yılında İstanbul’da bir dış ticaret şirketi olarak kurulduktan sonra yurt içi ve yurt dışında birçok gıda üretimi, enerji ve depolama tesisi yatırımları yaptı. Hali hazırda 2,2 milyar dolarlık cirosuyla ülkemizin önde gelen holdingleri arasında yer alan Eksim bünyesinde 6 bin kişi çalışıyor. Enerji yatırımlarının memleket meselesi olduğunu ifade eden Eksim Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Tedarik Zinciri Başkanı Ebubekir Tivnikli “Hem enerji yatırımlarının artırılması, hem de temiz ve yenilenebilir kaynaklarının daha verimli bir şekilde kullanılmasına destek oluyoruz.” diyor.

Eksim, 2017 yılı içerisinde oluşturacağı Sürdürülebilirlik Kurulu ile bu alanda yapılması gereken çalışmaların yol haritasını ve planlarını hazırlayacak. Sürdürülebilirlik konusunda şimdiye kadar önemli çalışmalara imza attıklarını vurgulayan Eksim Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Tedarik Zinciri Başkanı Ebubekir Tivnikli, özellikle enerji alanında çok fazla israfın olduğu Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne dikkat çekiyor. Tivnikli “Burada yapacağımız sürdürülebilirlik çalışmaları, özellikle de bilgilendirme çalışmaları hem bölge için, hem ülkemiz için, hem de gelecek için çok önemli. Herkes kayıt içinde olur ve israf etmezse, abonelere ödeyebilecekleri makul faturalar çıkar.” diyor.

Kısaca Eksim Yatırım Holding ve faaliyet gösterdiğiniz sektörlerden bahseder misiniz?
Kuruluşunun 30. yılını kutlayan Eksim Yatırım Holding yenilenebilir enerji üretimi, elektrik dağıtımı ve perakende hizmetleri, gıda üretimi, inşaat ve gayrimenkul alanlarında faaliyet gösteriyor. Yatırımları ve yıllık 2,2 milyar dolarlık cirosuyla ülkemizin önde gelen holdingleri arasında yer alıyor. Eksim iştirakleri arasında yer alan İltek Enerji, tamamı yenilenebilir kaynaklara (rüzgâr ve hidroelektrik) dayanan 319 MW’lık kurulu gücü ve yapımı devam eden 246 MW’lık ek yatırımlarla toplam 565 MW’lık enerji üretim gücüne sahip. İltek Enerji ülkemizin en büyük enerji şirketlerinden biri.
Eksim’in yirmiden fazla iştirakinde, yaklaşık 6 bin kişi çalışıyor. Eksim’in enerji şirketlerinin üretimini ve dağıtımını gerçekleştirdiği enerji, Türkiye nüfusunun yüzde 10’undan fazlasına denk gelen 8,5 milyon insanımızın elektrik ihtiyacını karşılamaya yetiyor.

Eksim iştiraklerinden Dicle Elektrik Dağıtım ise Güneydoğu Anadolu’daki altı ilde dağıtım hizmetlerini gerçekleştiriyor. Dicle Elektrik, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Siirt, Batman ve Şırnak illerinde 1,6 milyon aboneye ve 6 milyon insanımıza yıllık 21,5 kilovatsaat elektrik dağıtımı yapıyor. Bir başka Eksim iştiraki olan Dicle Elektrik Perakende Satış A.Ş (Depsaş) ise bu bölgede görevli tedarik şirketi olarak verdiği hizmetin yanı sıra Türkiye genelinde 90 binden fazla serbest tüketiciye elektrik tedarik hizmeti sunuyor.

Eksim’in bir başka yatırım alanı ise gıda sektörü. Eksim 1986 yılında, İstanbul’da bir dış ticaret şirketi olarak kurulduktan sonra yurt içi ve yurt dışında birçok gıda üretim (un, soya yağı, kepek, yem vs.) ve depolama tesisi yatırımları yaptı. Eksim’in gıda grubu şirketlerinden Eksun İSO-500 şirketleri arasında, Altınapa ise İSO-1000 listesinde yer alıyor. 1963’te kurulan ve 70’li yıllarda Türkiye’nin ilk paketlenmiş un markası olarak evlere girmeye başlayan Sinangil markası da 2004 yılından beri faaliyetlerini Eksim Yatırım Holding gıda grubu altında pazar lideri olarak yürütüyor.

Son dönemde özellikle enerji alanında ciddi yatırımlar yapıyorsunuz? Neden enerjiye yöneldiniz ve bu sektörden neler bekliyorsunuz?
Enerji yatırımları Eksim’in grup olarak en önemli öncelikleri arasında yer alıyor. Türkiye ekonomisinin ve halkın refahının güçlenmesi için enerjideki dışa bağımlılık oranımızın azaltılması çok önemli. Bu bir memleket meselesi. Hem enerji yatırımlarının artırılması, hem de temiz ve yenilenebilir kaynaklarının daha verimli bir şekilde kullanılmasına biz de holding olarak destek oluyoruz.

Temiz ve yenilenebilir enerji aynı zamanda dünyanın geleceği için de çok önemli yatırım alanları. Bizler çocuklarımıza ve torunlarımıza temiz ve yaşanabilir bir dünya emanet etmek istiyorsak bu tip yatırımları büyütmek zorundayız. En önemlisi, bugüne dek gelen üretim sistemlerinin yarattığı çevre kirliliği artık sürdürülebilir bir yapı olmaktan çıktı. Bunun zararlarının minimize edilmesi ve mümkün olduğu kadar terk edilmesi bir insanlık görevi olarak görülmeli.

Şirketin sürdürülebilirlik konusundaki vizyonu nedir?
Eksim Yatırım Holding sürdürülebilirlik felsefesine ve kültürüne hâkim bir yönetime anlayışına sahip. Ancak bunun şirketlerimizde kurumsallaşması adına 2017 yılında yeni bir program başlatmanın hazırlığı içerisindeyiz. Başta holding olmak üzere tüm iştiraklerimizin de katılımıyla bir sürdürülebilirlik kurulu oluşturacağız. Kurul, bu alanda yapmamız gereken çalışmaların yol haritasını ve planlarını hazırlayacak.
Tüm yol haritamız kesinleştikten sonra paydaşlarımızla ve kamuoyuyla daha fazla bilgi paylaşacağız.

Bunun yanı sıra elektrik dağıtımı ve perakende satış işlerini üstlendiğimiz Güneydoğu Anadolu’daki altı ilde özellikle tarım alanlarında çiftçilerin ekolojik zararlara yol açan uygulamaları olduğunu görüyoruz. Burada çiftçinin ve köylünün bilinçlendirilmesine yönelik çalışmaları da desteklemek istiyoruz.

Bu konuda yaptığınız çalışmaları anlatır mısınız?
Enerji sektöründeki yatırımlarımızı özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarına yaptık. İltek Enerji’nin, Silivri, Susurluk, Çeşme, Seferihisar, Tokat, Amasya ve Osmaniye’de kurulu 256 MW’lık rüzgâr enerjisi üretimi ve yapımı devam eden 147 MW’lık ek kapasitesi bulunuyor. İltek, hidroelektrik üretiminde ise Rize’deki 63 MW’lık santralin yanı sıra Batum’da 99 MW’lık bir santralin daha yapımını sürdürüyor.

Dicle Elektrik, Güneydoğu Anadolu’da özellikle tarımdaki yanlış uygulamalar hakkında bölge insanıyla düzenli olarak bilgiler paylaşıyor. Tarımda sulamanın doğru yapılması, sulamada yaygın kullanılan kaçak elektriğin kayıt altına alınması, israfın önlenmesi amacıyla bilinçlendirme ve uyarılar düzenli yaptığımız çalışmalar arasında yer alıyor. Bölgede eskiden otuz metreden su çeken çiftçiler, bu kaynakları bilinçsiz kullandıkları için bugün 300-400 metreden su çekiyor. Bunun sürdürülebilir bir yöntem olmadığı açık.

Vahşi sulama gibi uygulamalar da orada suyun ve toprağın aşırı oranda kaybına neden oluyor. Burada mevcut kayıt dışılık da göz önüne alındığında sadece doğal kaynakların kaybedilmediğini, ekonomik kayıpların da çok yüksek olduğunu dikkate almak gerekir. Bunun düzelmesi için çalışıyoruz.

Sizce sürdürülebilirlik çalışmaları neden önemli?
Sürdürülebilirlik çalışmalarının önemini anlamak için bu modelin önerdiği düşüncenin aksine bakmak gerekir. Yapmayı bildiğimiz işi yaparken doğal kaynaklar yok oluyorsa, dünya canlılar için yaşanamaz bir yer haline gelmeye başlıyorsa, bir tarafta tüketim toplumu hızla yol alırken, diğer yanda milyarlarca insan açlık ve yoksulluk içinde, en temel insani haklara ve ihtiyaçlara erişimi olmadan beklerken bunun böyle sürüp gitmesine kim razı olabilir. Dünyada neler olup bittiğine bakan herkes, sürdürülebilirliğin ne kadar önemli olduğuna karşı felsefi ve ahlaki sorumluluklarını da fark edebilir.

Bir şeyi yaparken, üretirken, satarken bunun sadece ekonomik sonuçlarına bakılan dönemler artık geride kaldı. Şimdi sosyal, çevresel, doğal etkilere ve geleceğe dönük sonuçlarına bakmak yeni bir bilinç haline geldi. Bu bilincin yayılması ve özellikle yeni nesillerin de bu bilinçle yetişmesi çok önemli.

Şirketlerin çevreye yönelik yaptığı yatırımlar ve tasarruf çabaları tüketici tarafında yerini bulabiliyor mu?
Şirketlerin bu alanda yaptığı çalışmaların her biri elbette çok değerli. Daha fazlasına ihtiyaç olduğu da bir gerçek. Tüketici tarafında da karşılık buluyor. Günümüz insanı ve topluluklar, çevresel etkilere ve bu alanda yapılan çalışmalara karşı çok duyarlı ve dikkatli. Üstelik kimin bu konuda samimi olup olmadığına da dikkat etmeye çalışıyorlar. Ancak tasarruf çabalarının artırılması konusunda medyaya da büyük bir görev düşüyor. Sadece tasarrufun anlatılması için değil, aynı zamanda çevreye ve doğaya ilişkin haber sayılarının artırılması, sürdürülebilirlik konusunda uzman gazeteci sayısının artırılması, bu konuda TV ve gazetelerde daha fazla uzmana yer verilmesi, daha çeşitli bilgilerin de gündeme getirilmesinde en büyük görev yine medyaya düşüyor. Medyada bu tür içeriklerin daha fazla yer bulması, toplumların da daha fazla duyarlı ve bilinçli olmasına yardımcı olacaktır.
©2017 EKSİM YATIRIM HOLDİNG Tüm Hakları Saklıdır